İnternet olarak etiketli yazılar

Burada internet herkese bedava

İnternet bağlantısı artık bir vatandaşlık hakkı olarak görülüyor. İlk uygulama devreye girdi.

Finlandaya’da bugün yürürlüğe giren yasa sayesinde her vatandaşın internet bağlantısına sahip olması bir vatandaşlık hakkı olarak görülmeye başladı. Yasa uyarınca telekomünikasyon şirketleri her vatandaşa en az 1 Mbps hızında internet bağlantısı sunmakal yükümlü olacak.

Ayrıca vatandaşların bu haktan mahrum bırakılmasının önüne geçmek için hiçbir mahkemenin internet bağlantısı kesme yönünde bir karar veremeyeceği de yasaya eklendi.

Toplam nüfusu 5 milyon 300 bin kişi olan Finlandiya’da internet kullanımı çok yüksek seviyelerde. Başkent Helsinki yaklaşık 600 bin kişilik nüfusuyla ülkenin en kalabalık şehri olma özelliğini de taşıyor.

Finlandiya İletişim ve Haberleşme Bakanı Laura Vilkkonen yaptığı açıklamada modern toplumlarda internet bağlantısının elektrik ve su gibi bir vatandaşlık hakkı olduğunun altını çizerek 2015 yılında herkese ücretsiz 100 Mbps internet bağlantısı sunmayı hedeflerdiklerini açıkladı.

Geçen ay Fransa’da yüksek mahkeme kararıyla internet erişimi bir vatandaşlık hakkı olarak kabul edilmişti. Böylece Finlandiya bayrağı bir basamak yukarı çıkararak vatandaşlarına ücretsiz internet bağlantısı sunan ilk ülke olmayı başardı.

Ülkemizde benzer bir uygulamaya ne zaman geçilir bilmiyoruz ama yüksek bağlantı ücretlerinin düşmesi gerektiği bir gerçek. Hele 2015 yılında Finlandiya’da herkesin bedava 100 Mbps bağlantı sahibi olacağı düşünülürse mevcut durumumuzu düzeltmek adına atmamız gereken çok adım olduğu görülüyor.

Windows 7 Manager 1.2.3 x86/x64

Windows 7 Manager 1.1.2 Final x86/x64
Windows 7 Manager 1.2.3 x86/x64 | 10,8 MB
Windows 7 Manager, Windows 7 kullanıcıları için sistem bilgilerini değiştirme, güvenlik sağlama, gereksiz dosyaları silme, kayıt bilgilerindeki hataları düzeltme gibi özellikleri bulunan sistem iyileştirme yazılımıdır.

İnternet dolandırıcılarının 2010 yol haritası

En yeni teknolojik eğilimleri kullanan siber suçlular 2010 yılı içinde hangi ortamlardan saldırıya geçecek?
Trend Micro 2010 Gelecekteki Tehditler Raporu’na göre siber suçluların 2010 planları belli oldu. Yeni alan adları ve sosyal medya siteleri saldırılarda öne çıkacak gibi görünüyor.

Alan adları gittikçe daha uluslararası hale geliyor ve bölgesel üst seviye alan adlarının kullanımı (Rusça, Çinçe ve Arapça karakterler), oltalama amacıyla benzer alan adlarını kullanarak eski tip saldırılarda bulunmak için yeni fırsatlar yaratıyor; Latin karakterlerinin yerine benzer görünüme sahip Kiril karakterleri kullanılıyor. Trend Micro, bu durumun itibar sorunlarına ve kötü kullanıma yol açarak güvenlik şirketlerini zor durumda bırakacağını düşünüyor.

Siber suçlular, sosyal medya ve sosyal ağları kullanacaklar
Sosyal mühendislik, tehditlerin yayılmasında önemli rol oynamaya devam edecek. Ama, sosyal etkileşimler üzerinden paylaşılması hedeflenen içeriğe sahip sosyal medyanın gittikçe doyuma ulaşmasıyla, siber suçlular da 2010’da popüler topluluklara daha fazla sızmaya ve bunların gizliliğini ihlal etmeye çalışacaklar.

Sosyal ağlar, aynı zamanda kişisel kimlik bilgilerinin çalınması için son derece olgun ortamlar sunuyor. Kullanıcılar tarafından gönderilen verilerin niteliği ve niceliği, etkileşime yönelik ipuçlarıyla birleştiğinde, siber suçluların kimlik hırsızlığı yapmaları ve hedefli sosyal mühendislik saldırılarında bulunmaları için yeterli oluyor. Durum, 2010’da daha da kötüleşecek ve online taklitçiler ya da çalınmış banka hesapları, yüksek profilli şahısların başına dert olacak.

Global salgınlar yok olacak, yerel ve hedefli saldırılar artacak
Tehdit ortamı değişti ve artık Slammer ya da CodeRed gibi global salgınlar görmüyoruz. 2008 yılında ve 2009’un başında görülen Conficker olayı bile tam anlamıyla bir global salgın değildi; daha ziyade, dikkatle planlanmış ve yapılandırılmış bir saldırıydı. Daha ileri gidilerek, yerel ve hedefli saldırıların sayısında ve gelişiminde bir artış olması bekleniyor.

Trend Micro 2010 Gelecekteki Tehditler Raporu’na göre, bulut bilişim ve sanallaştırma, bir yandan önemli faydalar ve tasarruflar sağlarken, bir yandan da sunucuları geleneksel güvenlik çevresinin dışına çıkarıyor ve siber suçluların oyun alanını genişletiyor.

Sektör, Kasım 2009’da Danger/Sidekick’te önemli veri sızıntılarına yol açan bulut tabanlı sunucu arızasına tanıklık etti. Bu olay, siber suçlular tarafından kötüye kullanılması muhtemel bulut bilişim risklerini gözler önüne serdi. Trend Micro, siber suçluların, ya bulut bağlantısını manipüle edeceklerine ya da veri merkezine ve bulutun kendisine saldıracaklarına inanıyor.

İnternet altyapısı değişiyor ve siber suç için daha fazla fırsat sunuyor
İnternet Mühendisliği Çalışma Kolu tarafından tasarlanan “yeni nesil” İnternet Protokolü v.6, 20 yıllık mevcut IPv4 protokolünün yerine geçmek üzere deneme aşamasında bulunuyor. Kullanıcıların IPv6’yı keşfetmeye başlamaları gibi, siber suçlular da bu keşfe başlıyorlar. Dolayısıyla, önümüzdeki yıl, IPv6’nın içindeki kavram kanıtlama ögelerinin gerçekleşmeye başlaması bekleniyor. Kötüye kullanımın olası alanları arasında yeni gizli kanallar ya da C&C yer alıyor. Ama, IPv6 adres alanının, en azından yakın gelecekte aktif bir biçimde hedeflenmesi beklenmiyor.

2010 ve ötesi için tahminler
•    Her şey para için, dolayısıyla siber suç asla yok olmayacak.
•    Varsayılan konfigürasyonda Vista’dan daha az güvenli olduğu için, Windows 7’nin belli bir etkisi olacak.
•    Risk azaltma, alternatif tarayıcılar ve işletim sistemlerinde bile artık geçerli bir seçenek değil.
•    Tehdit içeren yazılımlar birkaç saatte bir şekil değiştiriyor.
•    Geçerken yapılan saldırılar bir kural haline geldi; tek bir web ziyareti bile saldırıya uğramak için yeterli oluyor.
•    Sanallaştırılmış/bulut ortamlarda yeni saldırı vektörleri ortaya çıkacak.
•    Robotlar artık durdurulamıyor ve sonsuza dek etrafta olacak.
•    Şirket ağları / sosyal ağlar, veri ihlalleriyle sarsılmaya devam edecek.

Tehdit raporunun tamamına ulaşmak için  http://us.trendmicro.com/us/trendwatch/research-and-analysis/threat-reports/index.html adresini ziyaret edebilirsiniz.

E-kitap okuyucularına geniş bant mobil internet

Kullanıcıların kitap, dergi ve gazeteleri elektronik bir ortamda okumasına izin veren e-kitap cihazları da mobil genişbant bağlantı kullanan ilk teknolojilerden biri oldu.

Bir süredir WiFi teknolojisi bu cihazlarda kullanılıyordu, ancak cihazlar gerçek anlamda mobilite özelliğine mobil genişbant erişimiyle birlikte sahip oluyor.

Dünyanın en önemli elektronik markaları, şimdi hızla büyümekte olan bu pazara giriyor. Örneğin, Ericsson’un entegre mobil modülünü kullanan Sony’nin yeni e-kitap okuyucusu Reader Daily Edition™, dünyanın en çok kullanılan 3G mobil genişbant teknolojisi olan HSPA’ya erişim özelliğine sahip. ABD’de kullanıcılarının cihazın sahip olduğu hızlı bağlantı özelliklerinden faydalanabilmelerini ise AT&T sağlıyor.

AT&T’nin Gelişen Cihazlardan Sorumlu Başkanı Glenn Lurie konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Her şeyi kablosuz olarak yapabilmeye odaklanmış durumdayız. Sony gibi güçlü bir marka e-kitap okuyucularının bağlantı özelliğine sahip olmasında önemli fırsatlar görüyorsa, biz de bu hızlı büyümekte olan tüketici elektroniği alanına mobil genişbant hizmeti sunarak her iki sektörü de güçlendirebiliriz.”

Ericsson Mobil Genişbant Modülleri Direktörü Mats Norin ise şöyle konuştu: “e-Kitaplar’ın sürekli bağlantıya sahip olması, tüketicilere yeni fırsatlar sunmakla kalmıyor, aynı zamanda da telekom operatörlerine yeni bir gelir akışı sağlıyor. Tüketici elektroniği alanında geliştirilen yeni cihazların, global mobil şebekelere bağlandığını görmek bize heyecan veriyor.”

HSPA mobil genişbant teknolojisi dünya çapında 119 ülkedeki 280’den fazla şebeke tarafından kullanılıyor.

İnternetten televizyon yayınında büyük adım

Alcatel-Lucent ve Kuzey Avrupalı operatör TeliaSonera, Finlandiya’nın ilk 100Mbps VDSL2 tabanlı erişim ağını kurdu. Bu ağ sayesinde, ülke geneline yüksek çözünürlüklü IPTV hizmeti sunulacak.

TeliaSonera’nın “binaya kadar fiber” (FTTB) mimarisinde, operatörün merkez ofislerinden binaların bodrum katına kadar döşenen fiber kablolar kullanılıyor. Buradan son kullanıcılara bina içindeki mevcut bakır kablolar üzerinden çok yüksek hızda genişbant uygulamaları sunuluyor. Alcatel-Lucent, aynı zamanda, ağın pazara çıkışı projesi için de profesyonel hizmetler sunacak.

TeliaSonera Finlandiya yetkilileri, konu hakkında şunları söylüyorlar: “Finlandiya’da müşterilere mevcut bakır kablolar üzerinden 100Mbps hıza kadar erişim bağlantısı sunan ilk operatör olacağız. Bu, Finlandiya pazarında fark yaratacak önemli bir unsur; pazar payımızı önemli ölçüde artırmamızı ve müşterilerimize her zaman en yeni üçlü oyun hizmetleri sunmamızı sağlıyor. Alcatel-Lucent’ın 7354 ISAM FTTB Remote Unit çözümü, ihtiyacımızı eksiksiz karşılıyor; çünkü, bina içlerindeki bakır kabloları fiber ağımıza bağlayarak, fiberi en ekonomik noktalara kadar götürmemize izin veriyor.”

Alcatel-Lucent Türkiye/Azerbaycan Ülke Direktörü Ali Kançal ise görüşlerini şöyle dile getiriyor: “Alcatel-Lucent, TeliaSonera’ya pazara çıkış hedeflerine ulaşmada yardımcı oluyor. Bu sözleşme, Alcatel-Lucent’ın yeni nesil genişbant erişimde lider olduğunu ve müşterilerimizin ağlarını onlar için en faydalı biçimde büyütmek üzere bütün teknolojilere sahip olduğumuzu bir kez daha gösteriyor.”

Alcatel-Lucent’ın DSL alanındaki liderliği, ödüllü ISAM ürün ailesine dayanıyor. ISAM ailesi, şu anda dünya genelinde 210’u aşkın müşteride kullanılıyor. ISAM ürünleri, 5 yıl önce pazara sunulmasından bu yana, neredeyse her hafta bir müşteride uygulanarak, Alcatel-Lucent’ın IP genişbant erişimdeki lider konumunu pekiştirdi.